At Kafalıların Katsayı Zekası
Yaşları 14 ile 20 arasında değişen ve son 30 yıllık süreçte apolitikleştirilmiş gençler üzerinde tamamen politik kararlar alınmaktadır. 12 yıldır tartışılan bu konu artık öylesine basmakalıp kavramlarla tartışılmaya ve tekrar edilmeye başlandı ki ezbere bildiğimiz bir masala dönüştü.
Tüsiad Güzellik Yarışması
l'incredulita' di san tomasso - Caravaggio 1601-2
Sevgili Durukan ve Ümit'e;
Benim yorumum budur.
Tüsiad, ritüel niteliğindeki toplantı, güzellik yarışması ya da erginlenme törenini gerçekleştirdi. Türkiye endüstriyel gıda ve sanayisinin en önemli katılımcı-oyuncularının rol aldığı etkinliklerde; organik badem, kuru üzüm, incir, köy peyniri, Fransız şarabı ve taze sıkma portakal suyunun ikram edildiğini yanaklarındaki allıktan anlayabiliyoruz. Gösteri medya kanallarından sunulduğu haliyle halka da izletildi. Halk ise kendi seçmemesine rağmen bir şekilde demokratik olarak anılan seçimin sonucunu öğrenmiş oldu. Yeni başkan ve yönetim kurulunu tanımamak artık halkın eksikliği oldu. Tüm tv kanalları, medya ve yayın organlarından da görmediyseniz bir de biz anlatalım. Eski başkan ve yönetimi artık hükümsüzdür. Bu böyle biline...
Gittiler gittiler gittiler... (ashura - garajistanbul'da)
Herkesi kendisine benzetmeye çalışan bön-merkezcil düşünceler sebebiyle, her iki haftada bir, dünya üzerinde bir dil ölüyor. Bugün dünya üzerinde 6000 dil varken, gelecek yüzyılda bu dillerin yarısının yok olması bekleniyor. “Ben”den başkasını bilmeyen at gözlükleri, -öteki”ni önce resmi olarak yok sayıyor, ... sonrada yavaş yavaş yok ediyor.., ortadan kaldırıyor... ya da “beriki- ni kahramanlaştırırken, tarihin onu acizlikle yargılayacağını farketmiyor bile.
Ekolojik Sanat'a ilişkin Polemik Kaygısı
Foucault, Magritte'in “Bu bir pipo değildir.” isimli tablosuna boşuna özel dikkat çekmemiştir.i Magritte, bu tabloda özellikle dil ve imge arasındaki ilişkiyi açığa çıkarmak istediğini belirtmiştir.ii Dilbilimin kurucusu Soussure ise dili bir göstergeler bütünü olarak ele aldığında çok daha önemli bir bilimsel gerçekliği farketmişti. Göstergebilim adında bir bilime ihtiyaç vardı ve bu bilim yalnızca dilbilim alanı ile sınırlı değildi. Soussure'a göre, kelimeler ve gösterdiği anlamın birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği gibi, dil dışında kültürel fenomenler, sanatsal kritiklerde de ve hatta “şeyler”in doğasında da göstergebilim gerekliydi.iii Kendisinden yaklaşık elli yıl sonra ise Levis-Strauss bu bilimi kuracak ve bu yolla kültürü, iletişim olarak tanımlayacaktır.iv Foucault ise bu tartışmayı “şeyler”in doğasına kadar genişletecektir.v
Anti-Parti Yeşiller ve Anti-İlkeler
Türkiye'de Yeşiller Partisi 1988-1994 yılları arasındaki macerasından sonra, 2008 yılında kurulduğundan bu yana, parti içi tartışmalarda da konuşulduğu üzere, umut ettiğimiz hızda olmasa da, her geçen gün büyümeye devam ediyor. Partiye dahil olmamdan bu yana yeni katılan farklı özelliklerdeki üyelerimizde ve yapılan kimi tartışmalarda, birbirini tanımayan insanların, birbirleriyle anlaşabilmesi için kurdukları dilde birleştirici olan en önemli zemin herhalde yeşil ilkelerimiz.
Partimizin olmazsa olmaz dediğimiz ve bizleri biraraya getiren ilkelerimizin ne anlama geldiğini herhalde biliyoruz. En kötüsü bir sözlükten ne anlama geldiği açılıp anlaşılabilir. Buna karşılık ilkeleri oluşturan kelimeler ve gösterdikleri anlamın her kişi tarafından farklı okunabilmesi sebebiyle kimi zaman bu kelimelerin gösterdiği anlamların sınırlarının zorlandığı zamanlarda rehber olabilmesi açısından, naçizane bir amaçla bu yazı kaleme alınmıştır. “İlkeler” hakkında yazmak bıçak sırtı bir konu olsa da yararlı olacağını umuyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



